<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"><channel><title>Maddeler</title><link>https://belgeport.net/madde/</link><description/><language>en</language><item><title>Sayfalara Ho&#x15F; Geldiniz</title><link>https://belgeport.net/madde/maddeler/sayfalara-hos-geldiniz-r1/</link><description><![CDATA[<p>
	Sayfalara Hoş Geldiniz!
</p>

<p>
	Pages, özellikle topluluklar için tasarlanmış özel içerik yönetimi ile sitenizi genişletir. Bloklar, veritabanları ve makaleler gibi özellikleri kullanarak topluluğunuzun diğer alanlarından veri çekerek topluluğunuzun yepyeni bölümlerini oluşturun.Sayfalara Hoş Geldiniz!
</p>

<p>
	Pages, özellikle topluluklar için tasarlanmış özel içerik yönetimi ile  . Bloklar, veritabanları ve makaleler gibi özellikleri kullanarak topluluğunuzun diğer alanlarından veri çekerek topluluğunuzun yepyeni bölümlerini oluştdan birini kullanın.
</p>

<p>
	 
</p>

<p>
	<a href="https://belgeport.net/madde/maddeler/" rel="">Sayfalarımızın belgelerini görüntüleyin</a>
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">1</guid><pubDate>Thu, 08 May 2025 05:49:29 +0000</pubDate></item><item><title>Maddelere Ho&#x15F;geldin</title><link>https://belgeport.net/madde/maddeler/maddelere-hosgeldin-r2/</link><description><![CDATA[
<p><img src="https://belgeport.net/uploads/monthly_2025_05/3857a53a7e4de401993f84b9203bf680.png.f128d8599265cd00a134abfd6140da69.png" /></p>
<p style="background-color:oklch(1 0 260); color:oklch(0.5 0.0552 260); font-size:14.016px; padding:0px; text-align:start">
	<span style="font-size:12px; padding:0px"><span style="padding:0px"><span style="color:#ff0000; padding:0px">Создание индивидуальных дизайнов(стилей) для <abbr style="padding:0px" title="Invision Power Board">IPB, IPS, </abbr>DLE и vBulletin, на платной основе, стучите в ЛС.  Тех. поддержка ваших форумов.</span></span></span><br style="padding:0px">
	<span style="font-size:10px; padding:0px"><span style="padding:0px"><span style="color:#008000; padding:0px">В любой не понятной ситуации - чисти кеш и отключай js-сжатие</span> <span style="color:#006600; padding:0px">(для IPB 3.x.x)</span><br style="padding:0px">
	<strong style="padding:0px"><span style="color:#ff8c00; padding:0px">Очистка кеша (IPB 3.2.x. - 3.4.х):</span></strong><br style="padding:0px">
	<span style="color:#ff8c00; padding:0px">АЦ-Внешний вид-Внешний вид-инструменты-Обновить данные базового стиля- (ставим везде галочки)-жмем (обновить)<br style="padding:0px">
	АЦ-Внешний вид-Внешний вид-инструменты-Обновление кеш-файлов-жмем "Обновление кеш-файлов"</span></span></span><br style="padding:0px">
	<span style="color:#006400; padding:0px"><span style="font-size:10px; padding:0px"><span style="padding:0px">Что такое "лог ошибок и как его найти"? Ответ (IPB 3.x.x) : На вашем FTP в корневом каталоге существует папка cache, а в ней уже находится файл<span> </span><strong style="padding:0px">sql_error_latest.cgi</strong></span></span></span><br style="padding:0px">
	<span style="font-size:10px; padding:0px"><span style="padding:0px"><span style="color:#ff8c00; padding:0px">Hostinger - ГОВНО! Нормальные хостинги ищите  ---&gt;<span> </span><span ipsnoautolink="true">ТУТ</span><span> </span>&lt;---                                          </span></span></span><span style="font-size:10px; padding:0px"><span style="padding:0px"><span style="color:#008000; padding:0px">Хочешь оставить отзыв? Тебе --&gt;<span> </span><span ipsnoautolink="true">СЮДА</span><span> </span>&lt;--</span></span></span>
</p>

<p style="background-color:oklch(1 0 260); color:oklch(0.5 0.0552 260); font-size:14.016px; padding:0px; text-align:start">
	<img alt="66.gif" data-fileid="27071" data-ratio="4.17" data-unique="6gm0nqyd5" loading="lazy" style="border: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-left: 0px; vertical-align: top; height: auto;" width="576" data-src="https://ipbmafia.ru/uploads/monthly_2018_08/66.gif.c03fcfce41dd9bab2f55296ca89d78e6.gif" src="https://belgeport.net/applications/core/interface/js/spacer.png"><span style="font-size:10px; padding:0px"><span style="padding:0px"><span style="color:#008000; padding:0px"> </span></span></span>
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">2</guid><pubDate>Mon, 12 May 2025 22:57:12 +0000</pubDate></item><item><title>Amanvermez Avni</title><link>https://belgeport.net/madde/maddeler/amanvermez-avni-r4/</link><description><![CDATA[
<p><img src="https://belgeport.net/uploads/monthly_2025_10/amanvermez-avi-kutulu-seti-10-kitap-takim-64376d91f1b8a.jpg.0868a9a4acd99df0bea125c84d53f2ff.jpg" /></p>
<p>
	Amanvermez Avni, [[Ebüssüreyya Sami]] tarafından yaratılan ve maceraları [[Osmanlı İmparatorluğu]]'nun son dönemlerinde geçen kurgusal polis kahramanı.<br>
	==Ünlü hafiye== Ebüssüreyya Sami tarafından anlatıldığına göre [[II. Abdülhamid]] döneminden sonra 40'lı yaşlarda öldüğünden 1870'li yıllarda doğduğu sanılmaktadır. İlk macerası 1913 yılında basılmıştır. Avni karakteri, aynı dönemde Avrupa'da gündemde olan özellikle [[Sherlock Holmes]] karakterinden etkilenmiştir. Karşılaştığı olayları yüksek gözlem gücüyle inceler ve birbirinden farklı ve bağımsız gibi görünen verileri birleştirerek bütünleştirir. Yardımcısı ve aynı zamanda öğrencisi olan <strong>Arif</strong>, neredeyse [[Dr. John Watson]] karakteri gibidir. Watson'dan farklı olarak ustası gibi polislik mesleğindedir ve yine ustası gibi kılıktan kılığa girebilen genç bir hafiye adayıdır.<br>
	==Dönemsel etkiler== [[Osmanlı İmparatorluğu}}'nun son dönemlerinde, özel olarak [[II. Abdülhamid]] iktidarı yıllarında yaşayan Avni'nin maceraları bu dönemin toplumsal, sosyal ve kültürel hayatını yansıtır. Kozmopolit [[İstanbul]]'daki çeşitli uluslardan (Rum, Ermeni, Hırvat vb) ve çeşitli sınıflardan (devlette görevlileri, beyzadeler, kumarbazlar, hırsızlar, fırıncılar vb) kişiler öykülerde yer alır.
</p>

<p>
	==Öykülerdeki kurgular== Olayları incelerken bazen yanlış izin peşinden koşan, görgü tanıklarıyla görüşmede geç kalan veya hasımları tarafından kolayca alt edilebilen Avni, özellikle Batılı hafiye karakterlerinin aksine daha gerçekçi olarak değerlendirilmektedir. Üstüne gittiği olaylarda dikkat çekmeden halkın arasına karışabilmesi, kimlik değiştirmek için kullandığı çeşitli farklı karakterlerin hakkını verebilmesi sadece masa başında değil hayatın içinde olduğunu göstermektedir. Yardımcısı Arif ise her zaman ustasının sözünden giden, bazen dalkavukluğa varan derecede ona bağlı ve maceralar sırasında haddini bilerek kendi fikirlerini kendine saklayan bir karaktere sahiptir.
</p>

<p>
	==Özel yaşamı== Avni'nin özel yaşamına dair bilgiler sınırlıdır. Yardımcısı Arif ile beraber kaldıkları ev kundaklandıktan sonra taşınmak zorunda kaldıkları sırada evlerinde fazla bir eşya olmadığını bilmekteyiz. Ayrıca evlerindeki en değerli eşya önceki dava dosyalarının muhafaza edildiği dolaplarıdır. Avni, evinde kimi kimyasal deneyler yapabilecek kadar kimya bilgisine ve donanımına sahiptir. Ayrıca adli makamları haklılığına inandırmak için bir köpek yavrusunu öldürebilecek kadar kaygısız ve işine yoğunlaşmıştır [[Kara Katil|[a]]]. İşi gereği İstanbul'daki tüm yeraltı alemlerini bilmekte ve her türlü kanundışı olayın geçtiği dönemsel yerlere vakıftır. Mesleğinde hızla yükselmiş ve zor davalarda doğrudan devletin en üst mercileri tarafından aranan bir polistir.
</p>

<p>
	==Bazı maceraları== 
</p>

<p>
	<span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><strong>Yanmış Adam</strong></span></span>
</p>

<p>
	İlk olarak 1913 yılında basılmıştır.
</p>

<p>
	[[İstanbul]]'da Kumkapı sahillerine bir ceset vurur ve çevrede bulunanlar tarafından polise haber verilir. Kimliği belirlenemeyecek derecede yanmış bir ceset bulunması üzerine olay ile ilgili olarak Amanvermez Avni ve yardımcısı Arif görevlendirilir. Avni ve Arif cesedin üzerinde buldukları çuval ipliklerinden hareketle olası katilleri bulabilmek için fırıncı kılığında büyükçe bir fırında işe girerler. Ancak fırında çalışırken kaza sonucu odun kütüklerinin altında kalırlar ve ölme tehlikesi atlatırlar. Olaydan kurtulan kahramanlarımız bir kaza mı geçirdiklerini yoksa planlı bir şekilde suikast tehlikesi mi atlattıklarını anlayamadan ipucu bulamazlar. Ancak birkaç gün sonra gelen bir genç günlerdir Büyükada'daki akrabasından haber alamadığını söyleyerek yeni ipuçları sağlayacaktır.
</p>

<p>
	<span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><strong>Kamelya’nın Ölümü</strong></span></span>
</p>

<p>
	İlk olarak 1913 yılında basılmıştır.
</p>

<p>
	Gece hayatının önde gelen ve gözde isimlerinden Kamelya; annesi, hizmetçisi ve köpeğiyle beraber konağında ölü bulunur. Çok sayıda aşığı olan ve lüks bir hayat yaşamakta olan Kamelya'nın evinde işlenen cinayetlerle ilgili olarak Amanvermez Avni görevlendirilir. Olay yerine gelen Avni, bir arbededen sonra öldürülmüş olduğu anlaşılan Kamelya'nın avucunda sımsıkı şekilde bir kâğıt parçası tuttuğunu ve onu katiline vermeden öldüğünü görür. Cesedin elinden aldığı kâğıt parçası eski ve yıpranmış bir fotoğraftır. Avni ve yardımcısı Arif fotoğraftaki kişiyi aramaya başlarlar.
</p>

<p>
	<strong><span style="font-size:18px;"><span style="color:#000000;">Kanatlı Araba</span></span></strong>
</p>

<p>
	İlk olarak 1913 yılında basılmıştır.
</p>

<p>
	İstanbul'da yine bir kış ayında bir dram yaşanır. Gecenin ayazında son süratle gitmekte olan bir kupa arabası o saatlerde sadece çok az kişinin dikkatini çeker. Arabacı çılgına dönmüş gibi koşan atları güçlükle kontrolüne alabiliyor, yine kontrolü kaybediyordu. Sahil boyunca bu şekilde ilerleyen kupa arabası nihayet keskin bir dönemeci alamayarak içindekilerle beraber boğazın soğuk sularında kaybolur. Olayı görenler polise haber verseler de o gece arama çalışmaları fayda etmez. Ertesi sabah dalgıçlar arabacının cesedini çıkardıklarında polis bu kişinin arabacı esnafından olmadığını belirler. Olay yerine ulaşan Amanvermez ve yardımcısı Arif, arabacı kıyafeti içindeki ünlü karmanyolacı Koço'nun cesediyle karşılaşınca yeni bir maceraya başladıklarının farkındadırlar.
</p>

<p>
	<span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><strong>Kara Katil</strong></span></span>
</p>

<p>
	İlk olarak 1913 yılında basılmıştır.
</p>

<p>
	Üst düzey devlet görevlisi olan ve [[İstanbul]]'un seçkinlerden Sabir Bey, izlemeye gittiği bir operadan sonra locasında ölü bulunur. Opera yurtdışından gelen ve aralarında [[Anarşizm|anarşistlerin]] bulunduğu sanılan bir grup sanatçı tarafından sergilenmektedir. O dönemlerde özellikle [[ABD]] Başkanı [[William McKinley]] dahil olmak üzere çok sayıda devlet adamının anarşistlerce öldürülmesi [[II. Abdülhamid]]'i de bazı önlemler almaya itmiştir. Bu kapsamda görev yapan emniyet kuvvetleri arasında yer alan Amanvermez Avni ve yardımcısı Arif de cinayetin işlendiği sırada operadadırlar. Cinayeti öğrendikten sonra cinayetin işlendiği locaya giden Avni, herkesin dikkatinden kaçan bir iğneyi yerde bulur.
</p>

<p>
	<span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><strong>Körebe</strong></span></span>
</p>

<p>
	İlk olarak 1913 yılında basılmıştır.
</p>

<p>
	Esrarengiz bir davet mektubu alan Amanvermez Avni kendisinden yardım isteyen bir kişinin evine çağrılır. Daveti kabul eden Avni oldukça yaşlı bir ebenin evine gider. Ebenin başına gelenler karşısında derin bir olayla karşılaştığını anlayan Avni kendisini yine karmaşık ilişkilerin içinde bulacaktır.
</p>

<p>
	[[article name#Sub Section]] for link to a Sub Section within the article<br>
	{{template:Template Name}} for substitution a Template article inside of other articles.<br>
	 Note: the ellement of template: always must used inside of markups, as well as Template article name as prefix<br>
	 example:<br>
	 Template name: template:List of ... <br>
	 substitution in another articles: {{template:List of ...}}
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">4</guid><pubDate>Tue, 07 Oct 2025 14:46:01 +0000</pubDate></item><item><title>&#x15E;ekerin k&#xF6;keni nereden geliyor: Kam&#x131;&#x15F;tan pancara uzanan binlerce y&#x131;ll&#x131;k hik&#xE2;ye</title><link>https://belgeport.net/madde/maddeler/sekerin-kokeni-nereden-geliyor-kamistan-pancara-uzanan-binlerce-yillik-hikaye-r7/</link><description><![CDATA[
<p><img src="https://belgeport.net/uploads/monthly_2025_11/resized_ce9e2-7d7e14b4resized_a216e56bd14ccantislavery3.jpg.d6451c8e0abda0ce07e87e8f1d5f8eef.jpg" /></p>
<p style="text-align: center;">
	<img class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" data-fileid="642" data-ratio="69.56" data-unique="1zr20fgnl" width="900" alt="resized_6abe2-ee2877bcantiguaingilizkolonisindesekerekimi1823.jpg" data-src="https://belgeport.net/uploads/monthly_2025_11/resized_6abe2-ee2877bcantiguaingilizkolonisindesekerekimi1823.jpg.11193687558999a634f6712a105efc07.jpg" src="https://belgeport.net/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p style="text-align: center;">
	<em>Şeker, yüzyıllardan beri insanların önemli gıda maddelerinden birisi olmuş ve 18. yüzyılın sonuna kadar sadece şeker kamışından üretilmiştir.</em>
</p>

<p>
	<strong>Şeker kelimesinin etimolojik kökenine baktığımızda karşımıza iki kaynak çıkar; biri Farsça diğeri Sanskritçe. Bizim dilimize Farsça “şakar” kelimesinden geçse de M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren Hindistan’dan dünyaya yayılması kelimenin aslının Sanskritçe “sarkara” olduğunu düşündürür.</strong>
</p>

<p>
	Tarih sahnesinde ortaya çıkışını net bir şekilde bilemesek de yazılı belgeler M.Ö. 510 yılını işaret eder. Bu tarihlerde Hindistan’a sefer yapan Pers İmparatoru Darius, İndus Nehri boyunca şeker kamışı yetiştirildiğini ve halkın bu şekeri gıdaları tatlandırmak için kullandıklarını görür. Bunun üzerine o tarihe kadar gıdalarını bal ile tatlandıran Pers halkı şeker kamışına “arı olmadan bal üreten kamış” adını verir. Benzer bir adlandırmayı bu tarihten 200 yıl sonra Asya’nın batı kısımlarını fetheden Büyük İskender kullanır. “Kutsal kamış” adını verdiği şeker kamışını beraberinde götürerek Akdeniz ülkelerine ve Afrika’nın doğu kıyılarına tanıtır. Tüm dünyaya yayılmasında büyük rol oynayan olay ise Marco Polo’nun dünya turu olur.
</p>

<p>
	Orta Çağ’da tedavi edici özelliği sebebiyle eczanelerde satılan şekerin tıp serüveni bildiğimiz kadarıyla Yunanlı hekim Simeon Seth’le başlıyor. Yaklaşık 1075 yılında şekerin ilaç olduğunu yazmış, Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’un saray doktoru Synesios ise yüksek ateşe çare olarak gül şekeri önermiştir. O dönemlerde mide hastalıkları, göğüs şikâyetleri, kuru öksürük başta olmak üzere pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan şeker veba salgınının olduğu dönemde de tedavinin bir parçası oldu. Sadece zenginlerin ulaşabildiği bu gıda 11. yüzyılda bugünkü değerinin yaklaşık yüz katına alıcı buluyordu. Zamanla zenginlik ve gösteriş nesnesine dönerek şeker heykelcikleri şeklinde karşımıza çıkar. Önemli davetlerde, gösteri ve törenlerde yemeğin sonunda ikram edilmesinin yanı sıra bu şeker biblolarının kuş, gemi, kale gibi şekillerde karşımıza çıkması onu bir sanat dalı hâline getirdiklerini gösterir. Geliri bu denli yüksek olan şekerin kaderi elbet daha çok elde edilmeye çalışılması olacaktır. Burada devreye İspanya ve Portekiz girer. 15. yüzyılda bu iki ülke şeker kamışı yetiştirebilecekleri yeni yerler keşfetmeye başlar.
</p>

<blockquote class="ipsQuote" data-gramm="false" data-ipsquote="">
	<div class="ipsQuote_citation">
		Alıntı
	</div>

	<div class="ipsQuote_contents ipsClearfix" data-gramm="false">
		<p>
			Amerika’nın keşfi sonrasında, 1493 yılında Kristof Kolomb deneme dikimi yapmak üzere Karayip Adaları’na şeker kamışı götürdü. Oldukça büyük bir başarı elde ederek İspanya kraliçesine şeker kamışının burada dünyanın diğer kısımlarından daha hızlı büyüdüğünü rapor etti. Bu da Amerika’nın keşfiyle birlikte Avrupa’dan göç eden çiftçilerin şeker kamışı yetiştirebilecekleri yerler aramasına sebep oldu.
		</p>
	</div>
</blockquote>

<p>
	Buradaki keşiflerin çoğu çiftçiler tarafından gerçekleştirildi ve Brezilya, Meksika, Küba ve Batı Hint Adaları’nda şeker kamışı tarımına başlanıldı.
</p>

<p>
	Bu dönemde yerli halkın tamamı kamış tarımı amacıyla çalıştırılıyordu. Amerika’nın keşfinden 28 yıl sonra 1520 yılına baktığımızdaysa bir ada olan St. Thomas’ta altmıştan fazla fabrika kurulduğunu görürüz. Bu tarihten yirmi yıl sonra Brezilya’da bulunan Santa Catarina Adası’nda fabrika sayısı 800’ü, Surinam’da ise 2 bini bulur. Tüm bu gelişmeler şeker üretimi için gerekli olan mekanizmalara talebi de artırır.
</p>

<p style="text-align: center;">
	<img class="ipsImage ipsImage_thumbnailed" data-fileid="643" data-ratio="75.00" data-unique="h5jeu54e5" width="900" alt="resized_ce9e2-7d7e14b4resized_a216e56bd14ccantislavery3.jpg" data-src="https://belgeport.net/uploads/monthly_2025_11/resized_ce9e2-7d7e14b4resized_a216e56bd14ccantislavery3.jpg.afca5ba2e2cb3a3a873f38279be9818e.jpg" src="https://belgeport.net/applications/core/interface/js/spacer.png">
</p>

<p style="text-align: center;">
	<em>Şeker pancarı tarımı ve şeker pancarından şeker üretimi ise 19. yüzyılda başlamıştır.</em>
</p>

<p>
	Bu noktada devreye Avrupa girer. İkliminden dolayı şeker kamışı yetiştirilememesi İngiltere’yi durdurmaz. Kolonilerini kurdukları Amerika’ya, Afrika’dan köleler getirerek tarlalarda çalıştırırlar. Bu noktada şeker, kölelik sisteminin ortaya çıkmasının en önemli sebeplerindendir diyebiliriz. Bu dönemde insanlar, oldukça büyük kazanç sağlayan şekere “beyaz altın” adını takarak şeker kamışı tarlası olanlara altın tarlası var gözüyle bakmıştır. 1750 yılına gelindiğindeyse İngiltere, 120 şeker rafine fabrikasıyla yılda 30 bin ton şeker üretir.
</p>

<p>
	18. yüzyılın sonlarında şeker üretimi tamamen makineleşmeye başladı. Tüm bu süreç içinde insanlar şeker pancarının da şeker kaynağı olduğunu bilinmiyor, yalnızca gıda ve hayvan yemi olarak yetiştiriliyordu. İlk kez şeker kaynağı olarak tanımlanması ise 1747 yılında Alman kimyacı Andreas Margraf’ın pancarı analiz ederken kristalleşen ve son derece tatlı olan maddeyi bulmasıyla oldu. Avrupa’nın da iklimine uygun olan pancar hızla şeker kamışının yerini aldı ve 1880’lerde şekerin hammaddesi durumuna geldi. Yıllardır şeker ihtiyacının büyük kısmını pancardan sağlayan İngiltere ise hâlâ dünyanın en büyük pancar şekeri üreticilerindendir.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">7</guid><pubDate>Thu, 27 Nov 2025 00:49:03 +0000</pubDate></item><item><title>Broadsheet</title><link>https://belgeport.net/madde/maddeler/broadsheet-r8/</link><description><![CDATA[<p>
	<strong>Broadsheet</strong> (Türkçe: geniş sayfa), gazete endüstrisinde kullanılan 29½ - 23½ inç (74.9 cm × 59.7 cm) veya (84.1 cm - 59.4 cm) boyutlarında büyük bir gazete formatıdır. İlk kez 1618 yılında Hollanda'da Courante uyt Italien, Duytslandt, &amp;c. gazetesinde kullanılan broadsheet formatı, daha çok politik makalelere uzun yer verebilmek için siyasi gazeteler tarafından kullanıldı. Dünyanın birçok ülkesinde aynı ölçülere yakın olarak kullanılmaya devam edilmektedir. Daha çok medya liderliğine soyunan gazeteler tarafından tercih edilmektedir.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">8</guid><pubDate>Wed, 17 Dec 2025 19:46:10 +0000</pubDate></item></channel></rss>
